Banu Veznikli – Doğum Hikayesi

Anne olmak… kadınlara bahşedilmiş mucizevi ve gurur verici bir ayrıcalık olduğu kadar çok uzun soluklu, hayatın akışını alt-üst eden, tahayyül edebileceğim en büyük sorumluluktur bence. Benim için anne olmak demek, hayatta atmak istediğim büyük adımları yeniden gözden geçirmek ve hatta ertelemek ya da iptal etmek anlamına bile gelebilirdi. Bu yüzden bugüne kadar anne olmaya ikna olmamıştı aklım ve yüreğim. Tabi yaptığımız tüm planlar hayatın ironisi içinde her an alaşağı olabiliyor. Geçen yaz başında adet kanamamın gecikmesine 3 olasılık sebep olabilirdi; menopoz başlangıcı, hamilelik ya da haberdar olmadığım bir sağlık sorunu. Her durumda insanlar hemen sebebini araştırmaya girişir. Aslında ben de sağlığı ciddiye alan biriyim ama bu sefer içimden bir ses ‘1 ay daha bekle’ dedi. Bekledim ve 2. ayın sonunda vücudumun verdiği sinyallere uyarak yaptığım gebelik testi ile hamile olduğumu öğrendim. Zaten 1 ay daha beklemeye karar verdiğim an, hamile olmam halinde devam edeceğime de karar vermiştim…

 

Doğada ve doğal yaşayan biri olarak aklımı da vücudumu da hakkıyla çalıştırdığıma inanıyorum. Sanırım bunun sonucu olarak ruhsal, duygusal ve fiziksel anlamda inanılmaz rahat bir hamilelik geçirdim. Karnım büyümeseydi son güne kadar hamile olduğumu anlamayacak kadar rahattım. Sadece 2 kere istifra etmek ve baharatı fazla kaçırdığım zamanlarda yaşadığım reflü dışında hamilelik alameti ya da sıkıntısı sayılan neredeyse hiçbir şeyi yaşamadım. Hamileliğim boyunca oldukça aktiftim. Öyle ki, 5-10km arası günlük kumsal ya da orman yürüyüşlerinin yanı sıra 11 dönüm alana ektiğim nohutları 6 aylık hamileyken tek başıma topladım ve ayıkladım. Hamileliğimin 8. ayında doğumu ılıman bir iklimde yapmak için eşimle beraber Bodrum’a geldik. Bodrum, doğduğumdan beri gelip gittiğim ikinci evdi bana. Gelmeden önce doktor araştırması yapmadım ama en azından Acıbadem Hastanesine giderim diye düşünmüştüm. Zaten Bodrum’a gelmeden önce de sadece 4 kere doktora gitmiştim, 4’lü tarama testi dışında herhangi bir test, aşı vs. yaptırmadım. Neyse, Eczacı olan Bodrum’lu bir dostuma doktor sorduğumda, kendi tecrübesi olmadığını ama Aybala adında bir doktoru duyduğunu söyledi. Araştırdım ve Aybala’nın doğal doğuma verdiği öneme hayran kaldım. Doğallıktan bu derece uzaklaştığımız bu çağda bulunmaz nimetti. Randevu yapmak için aradım ve 2 haftalığına yurtdışına tatile gittiğini öğrendim. O anda 35 haftalık hamileydim ama yine de onu beklemeye karar verdim. Nihayet 4.Şubat Pazartesi günü 37 haftalık hamile iken doktorumla tanıştık ve ilk muayenemi yaptı. Son derece candandı, işini severek yaptığı çok belliydi. Bebeğin cinsiyetini doğumda öğrenmek, mümkünse evde ve ayakta doğum yapmak, göbek bağını kesmeyip kendi kendine düşmesini beklemek gibi taleplerim vardı. Tecrübe ve bilgisi ile taleplerimi yorumladı, şen şakrak bir muayenenin sonunda bir hafta sonra tekrar çağırdı. Bu arada aynı hafta Pazar günü Pelin Hoca ile beraber düzenlediği bir eğitime bizi davet etti. Sonradan her düşündüğümde ‘İyi ki gitmişim’ dediğim ve eşli yapılan bu eğitime ben tek başıma da olsa gittim. Eşim birkaç günlüğüne memlekete dönmüştü. Eğitimde, hamileliğe ve doğuma dair ne varsa son derece akıcı ve akılcı bir şekilde anlatıldı, daha da önemlisi çeşitli demo ve pratiklerle hissettirildi. Rahat bir ortamda diğer anne adaylarıyla tanışmak ve muhabbet etmek de çok keyifliydi. Bu eğitimi, daha önce doğum yapmış olan kadınlar dahil herkese kesinlikle öneriyorum.

 

Bebeğim ve ben, doğum için bize gerekecek bilgileri aldığımıza tamamen ikna olmuş olmalıyız ki, eğitimi aldığımız günün gecesinde 3.30-4 civarı şiddetli gaz sancısına benzer bir rahatsızlıkla uyandım. Gece boyunca ara ara devam eden ve başlangıçta gaz sancısı sandığım şeyin doğum sancısı olabileceğini sabah anladım. Hemen taptaze eğitim bilgilerimi aklımdan geçirdim. Sancılar ritmikti ama yeterince sık ve uzun süreli değildi, titriyordum, ne yesem çıkarıyordum ve nişanım gelmişti. Evde yanlızdım, Aybala’yı aradım. Durumumu sordu ve biraz daha bekleyelim dedi. O sırada eşim de yoldaydı, Bodrum’a dönüyordu. Öğleden sonra 15.30’a kadar bekledim. Sancılar sıklaştı, daha da beklersem hastaneye gitmeye güç bulamam düşüncesiyle Aybala’yı tekrar aradım. Evde beklemek zorunda değilsin, istersen hastaneye gelebilirsin dedi. Taksi çağırdım, çantamı aldım ve sancılar içinde hastaneye gittim. Beni NST’ye soktu, muayene bile etmeye vakit bulamadan doğrudan doğum odasına çıkarttı. Doğum başlamıştı ve ben 4cm açılmıştım bile. Hemşireler odaya sürekli gelip gidiyordu ama sonuçta doğum odasında yanlızdım. Şükür ki eğitim bilgileri hala aklımdaydı, sakince ve güvenle kendime uygun gördüklerimi uyguladım. Pelin Hoca’nın gösterdiği bir pozisyonu kullanarak, düzenli nefes almayı hiç kesmeden ve sıcak duşun altında geçirdiğim iki saat sonunda açıklık 8cm oldu. Eşim hala gelememişti. Sevgili Aybala onu arayarak bilgi vermeyi de ihmal etmedi, sağolsun. Bebişim, beni de babasını da hissetmiş olacak ki babası gelene kadar ilerlemeye ara verdi. Vakit tamam olduğunda eşim de doktorum da odamda yanımdaydılar, hep beraber doğumhaneye indik. Aybalacım ıkın dediğinde ıkınıyordum, durunca da muhabbet ediyorduk. Ruhuma bu derece uyan bir doktoru bu kadar kolayca ve kısa sürede bulmuş olduğuma hala inanamıyorum. Saatler 20.52’yi gösterirken ben 43 yaşında epiduralsiz, suni sancısız, kesiksiz, yırtıksız, dikişsiz, avazsız, ıkınmalar arasında kelimenin tam anlamıyla eşimle ve Aybala’mla muhabbet ederek geçen muhteşem bir doğal doğumla ilk bebeğime, badem çiçeğime kavuştum! Bebeğimi göğsüme bıraktıklarında odadakilerin bebeğin güzelliğinden, gamzesinden vs bahsettiğini duydum. Hiç kimse bebeğin cinsiyetine bakıp bana söylemiyordu. ‘Cinsiyeti ne?’ diye sorduğumda Aybala’nın ‘Aaaa sahi bakmadık bile’ dediğini hatırlıyorum 🙂 Ve ben artık bir kız annesiydim!

Göbek bağı konusundaki hassasiyetimi bildiğinden, eşime göbek bağını kestirmeden önce ‘Bak, göbek bağı mosmor oldu, artık kan akışı bitti. Kesebiliriz, tamam mı?’ diye bana sordu Aybalacım. Tüm hassasiyetlerime o kadar özen gösterdi ki, sadece ‘iyi ki’ diyorum. İyi ki ona rastladım… 

Sevgili Aybala, muhteşem bir doktor. Doğumdan önce kendisini sadece 2 kere görmüş olmama rağmen sahip olduğu bilgi birikimi, bilgisini sunma tarzı, sakinliği, candanlığı ve işine duyduğu aşkla benim tam güvenimi kazandı. Başka bebeğim olur mu hiç bilmiyorum ama eğer olursa doğum için kime gideceğimi çok iyi biliyorum! Kendisine yakışır kalitede açtığı muayenehanesinde daha pek çok bebeği ilk merhaba ile karşılamasını diliyorum. Sana minnettarım Aybala ️””

Banu Veznikli,
17.04.2019, Bodrum

5,293 total views, 11 views today

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.